İTÜ Kahramanmaraş Depremi Ön İnceleme Raporu
Bu bölümde 06 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş Pazarcıkta meydana gelen deprem için İTÜ tarafından hazırlanan ön inceleme raporunu konuşuyoruz.
Giriş ve Bölümün Amacı
Merhaba, Yapısal Podcast'in 4. bölümüne hoş geldiniz. Bu bölümde İTÜ'nün Kahramanmaraş depremi hakkındaki ön inceleme raporunu inceleyeceğiz. İTÜ'den akademisyenler Adıyaman ve Kahramanmaraş'a yapılardaki hasarları incelemeye gitmişler. Ve bu incelemeleri sonucu da bir ön inceleme raporunu yayınlamışlar. Ben de bu rapor hakkında konuşacağım.İTÜ Raporunun Kapsamı ve İnceleme Yöntemi
İTÜ'deki akademisyenler Adıyaman ve Kahramanmaraş'ta bütün yapıları değil, sadece kamu binalarını incelemişler. Kamu binaları ne diyecek olursanız, yani hangi kamu binaları; okullar, hastaneler ve idari binalar gibi belediye binaları, kaymakamlık artık neyse, o tarz yapıları incelemişler ve yıkılan kamu binalarını göz ardı etmişler, oraya incelememişler, sadece hasar alan yapıları incelemişler.Kamu Binalarının Tasarım Mantığı
Öncelikle ben kamu binalarının, yani bu saydığım binaların, biraz tasarımından bahsetmek istiyorum. Çünkü konut tipi yapılar gibi tam olarak tasarlanmıyorlar. Biraz farklar var. Kamu binaları, hastaneler, okullar veya o öneme sahip yurtlar gibi yerler, toplu kişilerin yani çok sayıda kişinin toplu bir şekilde bulunduğu yapılar. Bina önem katsayısı olarak 1.5 ile tasarlanıyor. Bu da o 0.5g, örnek olarak 1.5 ile çarpıyorsunuz, 0.75g ile tasarlıyorsunuz gibi düşünebilirsiniz. Yani %50 deprem kuvvetini artırıyorsunuz gibi. Bu bakımdan kamu binalarının veya işte bu saydığım okul, hastane gibi yapıların depremlerde daha az hasar alması, hatta almaması gerekiyor.Performans Hedefleri (2007 ve 2018 Yönetmelikleri)
Bunun haricinde de performans hedefleri var yönetmeliklerde; 2007'de de var, 2018'de de var. Bu performans hedeflerine göre daha üst düzey performans hedefleri koyuluyor bu yapılar için. Yani konut tipi bir yapı can güvenliğini sağlaması gerekiyordu 2007 yönetmeliğine göre mesela 475 yıl tekrar periyodu olan deprem için. Ancak hastane gibi yapılar hemen kullanım şartını sağlaması gerekiyor aynı depremde ve daha üst seviye olan bir tasarım depreminde de can güvenliğini sağlaması gerekiyor. Bunu hesaplarda göstermeniz gerekiyor. Aynısı konut tipi yapılarda yapılmıyor. Yani daha özel tasarım yapmanız gerekiyor. Hastane, okul veya bu öneme sahip yapılar için. 2007 yönetmeliğinden bahsetme nedenim, bu incelenen yapıların hepsi 2018 yönetmeliğine göre değil. Bir iki tanesi 2007 yönetmeliğine göre ve orada istenen performans hedefi yakalanmamış. Bu yüzden ön bilgi olarak bunları veriyorum. O yapıda beklenmesi gereken neydi, bunu söylüyorum. 2007 deprem yönetmeliğine göre deprem sonrası kullanımı gereken binalar var mesela; bina kullanım amacı ve türüne göre ve bunların deprem aşılma olasılığına göre tasarım depremlerinde hangi performans düzeyini sağlaması gerektiği yazıyor. Bir tablo var, Tablo 7.7, isterseniz bakabilirsiniz. Deprem sonrası kullanımı gereken binalar; hastaneler, sağlık tesisleri, itfaiye vs. Hastane bizim için burada yeterli çünkü onu gezmişler. Ve insanların uzun süreli ve yoğun olarak bulunduğu binalar demişler. Okullar, yatakhaneler, yurtlar, pansiyonlar, askerî kışlalar, cezaevleri, müzeler ve benzeri. İkisinde de bina önem katsayısını 1.5 almamız gerekiyor. İkisinde de 2007 deprem yönetmeliğine göre 50 yılda aşılma olasılığı %10 olan, yani tekrar periyodu 475 olan, 2018 deprem yönetmeliğinde DD2 depremi olarak geçen depremde hemen kullanım şartını sağlaması gerekiyor bu yapıların. 2018 yönetmeliğinde DD1 diye tabir edilen, 50 yılda aşılma olasılığı %2, tekrar periyodu da yaklaşık 2500 sene olan depremde de 2007 yönetmeliğine göre can güvenliği seviyesini sağlaması gerekiyor.Hemen Kullanım Ne Demektir?
Bu seviyelerden bahsedecek olursam, hemen kullanım adı üstünde; o yapıyı direkt olarak kullanabilmeniz gerekiyor. Yönetmelikte çok detaylı tanımlanmamış, sadece yapısal hasarlar bakımından tanımlanmış 2007 yönetmeliğinde; açıkçası bu pek doğru bulmadım. Niye? Hastanenin hemen kullanımı sadece yapısal hasarlar değil, içerideki aletlerin de korunması gerekli, aletlerin de hasar almaması vs. gerekli. O aletler hasar aldığı zaman o hastaneyi hemen kullanamazsınız. Bu bakımdan hemen kullanım şartı dediğimiz zaman, o yapının amacı neyse, hastane ise hastane olarak, deprem sonrası ufak tefek tamiratlar olabilir ama anında kullanılabilmesi gerekiyor. Ve bu tamiratların da yapılırken o yapının kullanımını engellememesi gerekiyor. Yani ben tamiratı yapacağım diye o hastanede belli bölümler kapatılamaz veya atıyorum ameliyathanelerde ameliyat yapılmıyor durumda olamaz. Bu kabul edilemez. Aynı şekilde de okullarda ders yapılması, işlenmesi gerekiyorsa işlenmesi gerekiyor. Hemen kullanımda oluşabilecek hasarlar daha çok bölme duvarların çerçevelerden sıyrılıp biraz çatlak oluşması gibi hasarlar olabilir. Can güvenliği de yapıda gelen hasarların herhangi bir kişinin can güvenliğini riske atmaması gerekiyor. Yapıda bulunan bölme duvar diye tabir edilen dolgu duvarların devrilip bir kişiyi öldürebilme riski var. Bu da can güvenliğine dâhil. Eğer ki siz bir yapı can güvenliğini sağlıyor diyorsanız, o yapıdaki bir bölme duvar gidip birinin üzerine devrilip o kişiyi öldüremez veya yaralayamaz. Bu can güvenliğini sağlamıyor demektir. Herhangi bir yapısal hasar olsun veya olmasın. Bu detaylar Türk yönetmeliğinde, 2007 olsun veya 2018 olsun, detaylı olarak açıklanmamış.Dolgu Duvarlar ve Yönetmelik Eleştirisi
Bence oldukça yanlış, eksik yapılmış durumda ve bunların mühendislere anlatıldığını da sanmıyorum. Çünkü bu bölme duvarların, dolgu duvarların ısrarla tasarlanmaması gerektiğini vs. savunuyor. Bana göre Türk yönetmeliğinde, yani TBDY 2018'de veya herhangi bir yönetmelikte, o dolgu duvarların tasarımına ait şartların da bulunması gerekiyor. Bu bana göre yönetmeliğin bir eksiği, bu eksiğin kapatılması gerekiyor. Performans düzeylerinden de bahsettiğime göre artık raporun incelemelerine geçebiliriz kamu binaları için. Raporda ilk bahsedilen yerleşim yeri Adıyaman.Adıyaman İncelemeleri ve Ölçülen İvmeler
Adıyaman merkezde ölçülen ivmeler 0.2g civarında diyebiliriz. Burada da beklenen tasarım PGA değerleri, yani yer ivmesi değerleri, 0.25g civarında DD2 için. Bu bakımdan beklenen değerlerin civarında olduğunu söyleyebiliriz meydana gelen değerlerin. Merkez değil de Gölbaşı ve Çelikhan bölgelerinde ise 0.56g'lere göre tasarlanmalıymış. Türkiye Deprem Tehlike Haritası'na göre. Bu bakımdan Adıyaman'da meydana gelen ivmeler mühendislerin beklediği seviyelerde, daha üst bir seviye değil. DD1 depremi için de merkezde 0.42g gibi, o civarlarda yani 0.4g'ye sahip PGA değerlerine göre tasarlanmalıymış. Ve bu ikisi de 2018 yönetmeliğine göre kontrollü hasar için tasarlanmalı. 2007 deprem yönetmeliğinden az önce bahsetmiştim. Beklenen ivmelerde en kötü hasar, depremi büyüklüğünde bu bölgede meydana gelen.Adıyaman Kamu Binalarında Hasar Dağılımı
Toplam 112 adet yapıyı incelemişler. Bu 112 adetten 35'i hasarsızmış. 58 tanesi hafif hasarlı, 11 tanesi orta ve 8 tanesi de ağır hasarlıymış. Beklenen ve meydana gelen ivmeleri karşılaştırdığımızda hasar seviyeleri bir tık fazla ve bunların kamu binası olduğu göz önünde bulundurulduğu zaman burada orta hasar da olmaması gerekiyor. Çünkü bu DD2 depremi diyebileceğimiz depreme denk bir deprem ve 11 tane orta, 8 tane ağır hasarlı var. Hemen kullanım orta hasar seviyesine uymuyor.Okul Binaları: Bulgular ve Yorum
Adıyaman'daki okul binalarının genellikle 97 veya 2007 deprem yönetmeliğine göre yapıldığını belirtmiş raporda yazan kişiler ve nervürlü donatı ile hazır beton kullanıldığı bilgisi verilmiş. Bu okullarda en çok rastlanan hasar türünün dolgu duvarlardaki diyagonal çatlaklar olduğunu yazmışlar. Taşıyıcı sistemlerinde bir hasar meydana gelmediğinden bahsedilmiş; bu okulların zaten gelmemesi de gerekiyor ivme büyüklüklerini göz önüne aldığımız zaman. Özellikle de kamu binalarında Adıyaman'daki daha eski okul yapılarının taşıyıcı sisteminde hasarlar meydana gelmiş. Okul yapılarına baktığımız zaman çok detaya girmemiş rapor, üstünkörü biraz anlatıp geçmiş.Hastanelerde Kabul Edilemez Hasarlar
Hastanelere gelecek olursam da Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesi'nde yapısal olmayan ancak kullanımı kısıtlayacak türden hasarlar meydana geldiğini bahsetmiş rapor. Burada meydana gelecek DD2 PGA değerini tasarım haritasından baktığımda 0.325g, DD1 ise 0.6g. Az önce 2007 deprem yönetmeliğine göre hastanelerin nasıl tasarlanması gerektiğini anlatmıştım. Bu deprem için yapısal olmayan ancak kullanımı kısıtlayacak türden hasarlar hastanelerde kabul edilemez. Aynı tarzda bir hatta daha da ileri seviye bir hasar Kahramanmaraş Necip Fazıl Şehir Hastanesi ana hizmet binasında meydana gelmiş. Bu hizmet binasında taşıyıcı sisteminde ciddi bir hasar olmadığı kaydedilmiş raporda ancak fotoğraflara bakıldığı zaman bazı fotoğraflarda içerisi savaş alanı gibi. Fotoğraflardan görüldüğü kadarıyla cihazlar da hasar almış, hatta asma tavanlar düşmüş, dolgu duvarların hasar aldığı görülmüş. Bunlar hastanelerde bu depremde meydana gelmemesi gereken hasarlar. Çünkü bu tarz hasarlar meydana geldiği zaman o hastaneyi direkt olarak kullanamıyorsunuz. Zaten bundan da raporda bahsedilmiş. Hatta bu gelen hasarlardan dolayı hastaların veya orada çalışan personelin yaralanmasının çok büyük olasılık olduğu bahsedilmiş. Bu yapı da 2012 yılında faaliyete açılmış. Yani 2007 deprem yönetmeliğine uyması gerekiyor. Bir sonraki yapıya geçiyorum.Özel Sağlık Yapılarında Ağır Hatalar
Adıyaman Özel Gözde Tıp Merkezi. Burada ciddi hasarlar da meydana gelmiş. Ağır hasar gözlemlenmiş bir perde duvarında. Ancak buradaki garip olan durum, bu yapının bodrum katındaki perde duvarlarda tesisat ve havalandırma boruları için delikler açılmış. Hatta perde duvarın üst kısmı öyle bir tıraşlanmış ki döşemeyle büyük bir kesiminin herhangi bir bağlantısı yok perdenin döşemeyle. Yani o perde, perde olarak çalışmıyor artık. Özel bir tıp merkezinin yapısında bu zekâ örneğini görmek gerçekten garibime gitti.Esnek Dolgu Duvar Önerileri
Hastanelerde meydana gelen hasarların gelecekte önlenmesi için de dolgu duvarların esnek bağlantı detaylarıyla kullanılması gerektiği tavsiye edilmiş raporda, katılıyorum. Hastane, okul, belediye binaları, kaymakamlık vs. gibi yapılarda en azından bu esnek dolgu duvar bağlantılarının kullanılması gerekiyor. Konutlarda müteahhitler kullanmıyor olabilir ancak en azından bu tarz önemli yapılarda kullanılması şart koşulmalı.Belediye Binaları ve Dolgu Duvar Hasarları
Adıyaman Belediyesi ek binasında ise taşıyıcı sistemde bir hasar olmamasına rağmen doğu kanadı içine girilip inceleme yapılamamış. Yapıda ağır dolgu duvar hasarı gözlemlenmiş. Yani dolgu duvarlar çok ciddi hasar almış. Yapıya da zaten batı kanadının arka cephesinden girebilmişler. Yine bu örnek bize dolgu duvarları niye tasarım sırasında göz önüne almalıyız, niye bu dolgu duvarları da tasarlamalıyızın güzel bir örneği. Yani bu dolgu duvarların belli tasarım şartları da yönetmelikte olmalı bence.Türkiye Genelinde Hasar Bilançosu
Türkiye genelinde bu hasar tespit çalışmalarında toplam 482 bin bina incelenmiş ve bunların 62 bin tanesinin hâlihazırda göçmüş veya acilen kontrollü yıkımı gereken binalar olduğu dile getirilmiş raporda. Yani bu depremde yıkılan 12 bin bina olduğu, yapı olduğu dile getiriliyor. Ancak deprem sonrasında elimize gelen bilanço 62 bin binanın yıkıldığı. Yani bu şu demek: şu an ağır hasarlı, ayakta duruyor ancak o binayı kullanamayacağız. 62 bin bina yıkılacak, yeniden yapılacak; bu çok uçuk bir sayı ve uçuk bir maliyet. Yani şöyle düşünün, bu sadece 62 bin bina yeniden yapılacak parası değil. Orada 62 bin binada yaşayan insanlar vardı. O şehir yaşamı komple yerle bir oldu. Bu 62 bin binada yaşayanlar artık nerede yaşayacak, çalıştıkları işlerde nasıl çalışacaklar; bir ton sorunu beraberinde getiriyor. Bu bakımdan muazzam büyüklükte bir yıkım. Bir de bunlara orta hasarlı, tadilat edilmesi gereken binalar da eklenecek. Bu 62 bin sadece acil bir şekilde kontrollü yıkımı gereken binalar veya hâlihazırda yıkılmış.Şehirlere Göre Ağır Hasar Dağılımı
Bu yıkılan veya ağır hasarlı binaları şehirlere bölecek olursam da Adıyaman'da 7.000 ağır hasarlı yapı mevcutmuş. Antep'te ve Kahramanmaraş'ta 13.000, yani ikisi toplam değil, 13.000 ağır hasarlı yapı mevcut. Malatya'da da 8.000 civarında ağır hasarlı yapı bulunuyor. En ciddi ivmelerin, en büyük ivmelerin meydana geldiği Hatay'da ise 15.000 civarı ağır hasarlı yapı bulunuyormuş. Gerçekten yani 15.000 sadece bir şehirde, Hatay'da muazzam büyüklükte bir sayı. Tabii bu verdiğim sayılar da 16 Şubat itibarıyla geçerli olan sayılar; bu raporun yayınlandığı tarih itibarıyla bu sayılar belki daha da artabilir. Bu hasar tespit çalışmaları ne kadar tamamlandı veya tamamlanmadı bilmiyorum. Ancak bu hâli bile oldukça uçuk sayılar.Genel Değerlendirme ve Kapanış
Bu bölümde konuşmak istediklerim bu kadardı, bahsetmek istediklerim. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere, hoşça kalın.Tam Transkript
Giriş ve Bölümün Amacı
Merhaba, Yapısal Podcast'in 4. bölümüne hoş geldiniz. Bu bölümde İTÜ'nün Kahramanmaraş depremi hakkındaki ön inceleme raporunu inceleyeceğiz. İTÜ'den akademisyenler Adıyaman ve Kahramanmaraş'a yapılardaki hasarları incelemeye gitmişler. Ve bu incelemeleri sonucu da bir ön inceleme raporunu yayınlamışlar. Ben de bu rapor hakkında konuşacağım.
İTÜ Raporunun Kapsamı ve İnceleme Yöntemi
İTÜ'deki akademisyenler Adıyaman ve Kahramanmaraş'ta bütün yapıları değil, sadece kamu binalarını incelemişler. Kamu binaları ne diyecek olursanız, yani hangi kamu binaları; okullar, hastaneler ve idari binalar gibi belediye binaları, kaymakamlık artık neyse, o tarz yapıları incelemişler ve yıkılan kamu binalarını göz ardı etmişler, oraya incelememişler, sadece hasar alan yapıları incelemişler.
Kamu Binalarının Tasarım Mantığı
Öncelikle ben kamu binalarının, yani bu saydığım binaların, biraz tasarımından bahsetmek istiyorum. Çünkü konut tipi yapılar gibi tam olarak tasarlanmıyorlar. Biraz farklar var. Kamu binaları, hastaneler, okullar veya o öneme sahip yurtlar gibi yerler, toplu kişilerin yani çok sayıda kişinin toplu bir şekilde bulunduğu yapılar. Bina önem katsayısı olarak 1.5 ile tasarlanıyor. Bu da o 0.5g, örnek olarak 1.5 ile çarpıyorsunuz, 0.75g ile tasarlıyorsunuz gibi düşünebilirsiniz. Yani %50 deprem kuvvetini artırıyorsunuz gibi. Bu bakımdan kamu binalarının veya işte bu saydığım okul, hastane gibi yapıların depremlerde daha az hasar alması, hatta almaması gerekiyor.
Performans Hedefleri (2007 ve 2018 Yönetmelikleri)
Bunun haricinde de performans hedefleri var yönetmeliklerde; 2007'de de var, 2018'de de var. Bu performans hedeflerine göre daha üst düzey performans hedefleri koyuluyor bu yapılar için. Yani konut tipi bir yapı can güvenliğini sağlaması gerekiyordu 2007 yönetmeliğine göre mesela 475 yıl tekrar periyodu olan deprem için. Ancak hastane gibi yapılar hemen kullanım şartını sağlaması gerekiyor aynı depremde ve daha üst seviye olan bir tasarım depreminde de can güvenliğini sağlaması gerekiyor. Bunu hesaplarda göstermeniz gerekiyor. Aynısı konut tipi yapılarda yapılmıyor. Yani daha özel tasarım yapmanız gerekiyor. Hastane, okul veya bu öneme sahip yapılar için. 2007 yönetmeliğinden bahsetme nedenim, bu incelenen yapıların hepsi 2018 yönetmeliğine göre değil. Bir iki tanesi 2007 yönetmeliğine göre ve orada istenen performans hedefi yakalanmamış. Bu yüzden ön bilgi olarak bunları veriyorum. O yapıda beklenmesi gereken neydi, bunu söylüyorum. 2007 deprem yönetmeliğine göre deprem sonrası kullanımı gereken binalar var mesela; bina kullanım amacı ve türüne göre ve bunların deprem aşılma olasılığına göre tasarım depremlerinde hangi performans düzeyini sağlaması gerektiği yazıyor. Bir tablo var, Tablo 7.7, isterseniz bakabilirsiniz. Deprem sonrası kullanımı gereken binalar; hastaneler, sağlık tesisleri, itfaiye vs. Hastane bizim için burada yeterli çünkü onu gezmişler. Ve insanların uzun süreli ve yoğun olarak bulunduğu binalar demişler. Okullar, yatakhaneler, yurtlar, pansiyonlar, askerî kışlalar, cezaevleri, müzeler ve benzeri. İkisinde de bina önem katsayısını 1.5 almamız gerekiyor. İkisinde de 2007 deprem yönetmeliğine göre 50 yılda aşılma olasılığı %10 olan, yani tekrar periyodu 475 olan, 2018 deprem yönetmeliğinde DD2 depremi olarak geçen depremde hemen kullanım şartını sağlaması gerekiyor bu yapıların. 2018 yönetmeliğinde DD1 diye tabir edilen, 50 yılda aşılma olasılığı %2, tekrar periyodu da yaklaşık 2500 sene olan depremde de 2007 yönetmeliğine göre can güvenliği seviyesini sağlaması gerekiyor.
Hemen Kullanım Ne Demektir?
Bu seviyelerden bahsedecek olursam, hemen kullanım adı üstünde; o yapıyı direkt olarak kullanabilmeniz gerekiyor. Yönetmelikte çok detaylı tanımlanmamış, sadece yapısal hasarlar bakımından tanımlanmış 2007 yönetmeliğinde; açıkçası bu pek doğru bulmadım. Niye? Hastanenin hemen kullanımı sadece yapısal hasarlar değil, içerideki aletlerin de korunması gerekli, aletlerin de hasar almaması vs. gerekli. O aletler hasar aldığı zaman o hastaneyi hemen kullanamazsınız. Bu bakımdan hemen kullanım şartı dediğimiz zaman, o yapının amacı neyse, hastane ise hastane olarak, deprem sonrası ufak tefek tamiratlar olabilir ama anında kullanılabilmesi gerekiyor. Ve bu tamiratların da yapılırken o yapının kullanımını engellememesi gerekiyor. Yani ben tamiratı yapacağım diye o hastanede belli bölümler kapatılamaz veya atıyorum ameliyathanelerde ameliyat yapılmıyor durumda olamaz. Bu kabul edilemez. Aynı şekilde de okullarda ders yapılması, işlenmesi gerekiyorsa işlenmesi gerekiyor. Hemen kullanımda oluşabilecek hasarlar daha çok bölme duvarların çerçevelerden sıyrılıp biraz çatlak oluşması gibi hasarlar olabilir. Can güvenliği de yapıda gelen hasarların herhangi bir kişinin can güvenliğini riske atmaması gerekiyor. Yapıda bulunan bölme duvar diye tabir edilen dolgu duvarların devrilip bir kişiyi öldürebilme riski var. Bu da can güvenliğine dâhil. Eğer ki siz bir yapı can güvenliğini sağlıyor diyorsanız, o yapıdaki bir bölme duvar gidip birinin üzerine devrilip o kişiyi öldüremez veya yaralayamaz. Bu can güvenliğini sağlamıyor demektir. Herhangi bir yapısal hasar olsun veya olmasın. Bu detaylar Türk yönetmeliğinde, 2007 olsun veya 2018 olsun, detaylı olarak açıklanmamış.
Dolgu Duvarlar ve Yönetmelik Eleştirisi
Bence oldukça yanlış, eksik yapılmış durumda ve bunların mühendislere anlatıldığını da sanmıyorum. Çünkü bu bölme duvarların, dolgu duvarların ısrarla tasarlanmaması gerektiğini vs. savunuyor. Bana göre Türk yönetmeliğinde, yani TBDY 2018'de veya herhangi bir yönetmelikte, o dolgu duvarların tasarımına ait şartların da bulunması gerekiyor. Bu bana göre yönetmeliğin bir eksiği, bu eksiğin kapatılması gerekiyor. Performans düzeylerinden de bahsettiğime göre artık raporun incelemelerine geçebiliriz kamu binaları için. Raporda ilk bahsedilen yerleşim yeri Adıyaman.
Adıyaman İncelemeleri ve Ölçülen İvmeler
Adıyaman merkezde ölçülen ivmeler 0.2g civarında diyebiliriz. Burada da beklenen tasarım PGA değerleri, yani yer ivmesi değerleri, 0.25g civarında DD2 için. Bu bakımdan beklenen değerlerin civarında olduğunu söyleyebiliriz meydana gelen değerlerin. Merkez değil de Gölbaşı ve Çelikhan bölgelerinde ise 0.56g'lere göre tasarlanmalıymış. Türkiye Deprem Tehlike Haritası'na göre. Bu bakımdan Adıyaman'da meydana gelen ivmeler mühendislerin beklediği seviyelerde, daha üst bir seviye değil. DD1 depremi için de merkezde 0.42g gibi, o civarlarda yani 0.4g'ye sahip PGA değerlerine göre tasarlanmalıymış. Ve bu ikisi de 2018 yönetmeliğine göre kontrollü hasar için tasarlanmalı. 2007 deprem yönetmeliğinden az önce bahsetmiştim. Beklenen ivmelerde en kötü hasar, depremi büyüklüğünde bu bölgede meydana gelen.
Adıyaman Kamu Binalarında Hasar Dağılımı
Toplam 112 adet yapıyı incelemişler. Bu 112 adetten 35'i hasarsızmış. 58 tanesi hafif hasarlı, 11 tanesi orta ve 8 tanesi de ağır hasarlıymış. Beklenen ve meydana gelen ivmeleri karşılaştırdığımızda hasar seviyeleri bir tık fazla ve bunların kamu binası olduğu göz önünde bulundurulduğu zaman burada orta hasar da olmaması gerekiyor. Çünkü bu DD2 depremi diyebileceğimiz depreme denk bir deprem ve 11 tane orta, 8 tane ağır hasarlı var. Hemen kullanım orta hasar seviyesine uymuyor.
Okul Binaları: Bulgular ve Yorum
Adıyaman'daki okul binalarının genellikle 97 veya 2007 deprem yönetmeliğine göre yapıldığını belirtmiş raporda yazan kişiler ve nervürlü donatı ile hazır beton kullanıldığı bilgisi verilmiş. Bu okullarda en çok rastlanan hasar türünün dolgu duvarlardaki diyagonal çatlaklar olduğunu yazmışlar. Taşıyıcı sistemlerinde bir hasar meydana gelmediğinden bahsedilmiş; bu okulların zaten gelmemesi de gerekiyor ivme büyüklüklerini göz önüne aldığımız zaman. Özellikle de kamu binalarında Adıyaman'daki daha eski okul yapılarının taşıyıcı sisteminde hasarlar meydana gelmiş. Okul yapılarına baktığımız zaman çok detaya girmemiş rapor, üstünkörü biraz anlatıp geçmiş.
Hastanelerde Kabul Edilemez Hasarlar
Hastanelere gelecek olursam da Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesi'nde yapısal olmayan ancak kullanımı kısıtlayacak türden hasarlar meydana geldiğini bahsetmiş rapor. Burada meydana gelecek DD2 PGA değerini tasarım haritasından baktığımda 0.325g, DD1 ise 0.6g. Az önce 2007 deprem yönetmeliğine göre hastanelerin nasıl tasarlanması gerektiğini anlatmıştım. Bu deprem için yapısal olmayan ancak kullanımı kısıtlayacak türden hasarlar hastanelerde kabul edilemez. Aynı tarzda bir hatta daha da ileri seviye bir hasar Kahramanmaraş Necip Fazıl Şehir Hastanesi ana hizmet binasında meydana gelmiş. Bu hizmet binasında taşıyıcı sisteminde ciddi bir hasar olmadığı kaydedilmiş raporda ancak fotoğraflara bakıldığı zaman bazı fotoğraflarda içerisi savaş alanı gibi. Fotoğraflardan görüldüğü kadarıyla cihazlar da hasar almış, hatta asma tavanlar düşmüş, dolgu duvarların hasar aldığı görülmüş. Bunlar hastanelerde bu depremde meydana gelmemesi gereken hasarlar. Çünkü bu tarz hasarlar meydana geldiği zaman o hastaneyi direkt olarak kullanamıyorsunuz. Zaten bundan da raporda bahsedilmiş. Hatta bu gelen hasarlardan dolayı hastaların veya orada çalışan personelin yaralanmasının çok büyük olasılık olduğu bahsedilmiş. Bu yapı da 2012 yılında faaliyete açılmış. Yani 2007 deprem yönetmeliğine uyması gerekiyor. Bir sonraki yapıya geçiyorum.
Özel Sağlık Yapılarında Ağır Hatalar
Adıyaman Özel Gözde Tıp Merkezi. Burada ciddi hasarlar da meydana gelmiş. Ağır hasar gözlemlenmiş bir perde duvarında. Ancak buradaki garip olan durum, bu yapının bodrum katındaki perde duvarlarda tesisat ve havalandırma boruları için delikler açılmış. Hatta perde duvarın üst kısmı öyle bir tıraşlanmış ki döşemeyle büyük bir kesiminin herhangi bir bağlantısı yok perdenin döşemeyle. Yani o perde, perde olarak çalışmıyor artık. Özel bir tıp merkezinin yapısında bu zekâ örneğini görmek gerçekten garibime gitti.
Esnek Dolgu Duvar Önerileri
Hastanelerde meydana gelen hasarların gelecekte önlenmesi için de dolgu duvarların esnek bağlantı detaylarıyla kullanılması gerektiği tavsiye edilmiş raporda, katılıyorum. Hastane, okul, belediye binaları, kaymakamlık vs. gibi yapılarda en azından bu esnek dolgu duvar bağlantılarının kullanılması gerekiyor. Konutlarda müteahhitler kullanmıyor olabilir ancak en azından bu tarz önemli yapılarda kullanılması şart koşulmalı.
Belediye Binaları ve Dolgu Duvar Hasarları
Adıyaman Belediyesi ek binasında ise taşıyıcı sistemde bir hasar olmamasına rağmen doğu kanadı içine girilip inceleme yapılamamış. Yapıda ağır dolgu duvar hasarı gözlemlenmiş. Yani dolgu duvarlar çok ciddi hasar almış. Yapıya da zaten batı kanadının arka cephesinden girebilmişler. Yine bu örnek bize dolgu duvarları niye tasarım sırasında göz önüne almalıyız, niye bu dolgu duvarları da tasarlamalıyızın güzel bir örneği. Yani bu dolgu duvarların belli tasarım şartları da yönetmelikte olmalı bence.
Türkiye Genelinde Hasar Bilançosu
Türkiye genelinde bu hasar tespit çalışmalarında toplam 482 bin bina incelenmiş ve bunların 62 bin tanesinin hâlihazırda göçmüş veya acilen kontrollü yıkımı gereken binalar olduğu dile getirilmiş raporda. Yani bu depremde yıkılan 12 bin bina olduğu, yapı olduğu dile getiriliyor. Ancak deprem sonrasında elimize gelen bilanço 62 bin binanın yıkıldığı. Yani bu şu demek: şu an ağır hasarlı, ayakta duruyor ancak o binayı kullanamayacağız. 62 bin bina yıkılacak, yeniden yapılacak; bu çok uçuk bir sayı ve uçuk bir maliyet. Yani şöyle düşünün, bu sadece 62 bin bina yeniden yapılacak parası değil. Orada 62 bin binada yaşayan insanlar vardı. O şehir yaşamı komple yerle bir oldu. Bu 62 bin binada yaşayanlar artık nerede yaşayacak, çalıştıkları işlerde nasıl çalışacaklar; bir ton sorunu beraberinde getiriyor. Bu bakımdan muazzam büyüklükte bir yıkım. Bir de bunlara orta hasarlı, tadilat edilmesi gereken binalar da eklenecek. Bu 62 bin sadece acil bir şekilde kontrollü yıkımı gereken binalar veya hâlihazırda yıkılmış.
Şehirlere Göre Ağır Hasar Dağılımı
Bu yıkılan veya ağır hasarlı binaları şehirlere bölecek olursam da Adıyaman'da 7.000 ağır hasarlı yapı mevcutmuş. Antep'te ve Kahramanmaraş'ta 13.000, yani ikisi toplam değil, 13.000 ağır hasarlı yapı mevcut. Malatya'da da 8.000 civarında ağır hasarlı yapı bulunuyor. En ciddi ivmelerin, en büyük ivmelerin meydana geldiği Hatay'da ise 15.000 civarı ağır hasarlı yapı bulunuyormuş. Gerçekten yani 15.000 sadece bir şehirde, Hatay'da muazzam büyüklükte bir sayı. Tabii bu verdiğim sayılar da 16 Şubat itibarıyla geçerli olan sayılar; bu raporun yayınlandığı tarih itibarıyla bu sayılar belki daha da artabilir. Bu hasar tespit çalışmaları ne kadar tamamlandı veya tamamlanmadı bilmiyorum. Ancak bu hâli bile oldukça uçuk sayılar.
Genel Değerlendirme ve Kapanış
Bu bölümde konuşmak istediklerim bu kadardı, bahsetmek istediklerim. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere, hoşça kalın.
0 Yorum
Yorum Yaz
Yorumlar yükleniyor...