Deprem mühendisliğinde yumuşak kat, bir binanın düşey doğrultuda katlar arasında oluşan belirgin rijitlikRijitlikRijitlik, bir elemanın veya yapının yük altında ne kadar az şekil değiştirdiğini gösteren özelliktir; aynı yük altında daha az yer değiştiren sistem daha rijittir. süreksizliğini, yani bir düşey rijitlik düzensizliğini ifade eder. Belirli bir katın yatay rijitliği komşu katlara göre önemli ölçüde azaldığında, deprem sırasında göreli kat ötelemeleri bu katta yoğunlaşabilir. Özellikle zemin katların dükkân, otopark veya lobi gibi kullanımlar nedeniyle daha yüksek yapılması, daha az kolonKolonAğırlıklı olarak eksenel basınç kuvveti taşıyan, düşey ve yatay yükleri kirişten temele aktaran düşey taşıyıcı eleman. veya perde içermesi ya da üst katlardaki dolgu duvarların bu katta bulunmaması bu tür bir düşey rijitlik düzensizliğinin oluşmasına neden olabilir.
Bu yazıda yumuşak katın fiziksel mekanizmasını, TBDY 2018’deki B2 düzensizliği tanımını, deprem hesabı üzerindeki etkisini, kat yüksekliği ile rijitlik arasındaki ilişkiyi, ASCE 7-22 yaklaşımını ve dolgu duvarların bu davranıştaki rolünü inceleyeceğiz.
Yumuşak Kat (B2 Düzensizliği) Nedir?
Yumuşak kat, bir katın yatay deformasyona karşı davranışının komşu katlardan belirgin biçimde farklılaşması sonucunda göreli kat ötelemelerinin o katta yoğunlaşmasıdır.
TBDY 2018 Tablo 3.6’da bu durum “B2 – Komşu Katlar Arası Rijitlik Düzensizliği (Yumuşak Kat)” olarak tanımlanır. Yönetmelik B2 düzensizliğini doğrudan eleman rijitliklerinin toplamı üzerinden değil, komşu katlardaki ortalama göreli kat ötelemesi oranlarını karşılaştırarak belirler.
Bu nedenle bir katın geometrik veya yapısal olarak daha esnek görünmesi tek başına yönetmelik anlamında B2 bulunduğunu göstermez. B2 kararı, yönetmelikte tanımlanan katsayısının hesabı sonucunda verilir.
Yumuşak Kat (B2) ile Zayıf Kat (B1) Arasındaki Fark
Yumuşak kat ve zayıf katZayıf KatBir katın yatay dayanımının, bitişik kata göre TBDY 2018'de tanımlanan sınırın altında kalması durumunda ortaya çıkan düşey düzensizlik türü (B1). kavramları birbirine yakın görünse de aynı fiziksel özelliği ifade etmez.
Yumuşak kat, esas olarak rijitlik ve deformasyon davranışıyla ilgilidir. TBDY 2018’de B2 düzensizliği, komşu katlardaki normalize edilmiş göreli kat ötelemelerinin karşılaştırılmasıyla belirlenir.
Zayıf kat ise dayanım süreksizliğiyle ilgilidir. Bununla birlikte TBDY 2018, B1 düzensizliğini doğrudan doğrusal olmayan gerçek kat taşıma kapasitesini hesaplayarak değil, düşey taşıyıcı elemanların etkili kesme alanlarını esas alan katsayısı üzerinden tanımlar.
Dolayısıyla bir kat yumuşak olup zayıf olmayabileceği gibi, zayıf olup belirgin bir B2 düzensizliği göstermeyebilir. Uygulamada ise özellikle açık veya yüksek zemin katlı eski betonarme yapılarda iki problem aynı katta birlikte görülebilir.
| Özellik | Yumuşak Kat (B2) | Zayıf Kat (B1) |
|---|---|---|
| Temel Problem | Rijitlik süreksizliği | Dayanım süreksizliği |
| TBDY Ölçütü | Normalize göreli öteleme oranı | Kat kesme kuvveti kapasitesi |
| TBDY 2018 Sınırı | > 2.0 | < 0.80 |
| Başlıca Sonuç | Göreli ötelemenin belirli katta yoğunlaşması | Katın yatay yük taşıma kapasitesinin göreli olarak düşük olması |
Mekanizma: Yumuşak Kat Neden Tehlikelidir?
Bir binanın belirli bir katı diğer katlara göre daha esnek olduğunda deprem sırasında toplam yatay deformasyonun önemli bir bölümü bu katta yoğunlaşabilir. Böylece üst katlar görece daha küçük kat ötelemeleri yaparken, yumuşak katta kolon ve perdeler daha büyük çevrimsel deformasyon taleplerine maruz kalır.
Deformasyon yoğunlaşması: Yumuşak kattaki göreli ötelemenin büyümesi, o kattaki düşey taşıyıcı elemanlarda eğilme ve kesme taleplerini artırabilir. Sorun yalnızca büyük toplam bina deplasmanı değil, bu deplasmanın belirli bir katta yoğunlaşmasıdır.
P-Delta etkisiP-Delta EtkisiDüşey yüklerin, yapının yatay ötelenmesi üzerinden ek eğilme momenti oluşturarak sistemin rijitliğini azaltan ikinci mertebe (geometrik doğrusal olmayan) etkisi.: Büyük göreli kat ötelemelerinde düşey yüklerin yatay deplasmanDeplasmanBir yapı noktasının, yük etkisi altında ilk konumuna göre yaptığı yer değiştirme; yapısal analizin temel çıktılarından biri. üzerinden oluşturduğu ikinci mertebe momentleri önem kazanır. Bu etkiler katın efektif yanal rijitliğini ve kararlılığını daha da olumsuz etkileyebilir.
Doğrusal olmayan davranış: Kolon veya perdelerde plastikleşme başladığında rijitlik daha da azalabilir ve deformasyon talebi aynı katta yoğunlaşmaya devam edebilir. Çevrimsel dayanım ve rijitlik kaybı, kesme hasarı veya eksenel yük taşıma kapasitesinin azalması gibi mekanizmalar da gelişirse kat mekanizması ve göçme ortaya çıkabilir.
Yumuşak kat bulunması binanın mutlaka “pancake” biçiminde çökeceği anlamına gelmez. Ancak özellikle süneklikSüneklikBir malzemenin, kesitin veya sistemin, göçme öncesi ulaşabildiği deformasyonun akma deformasyonuna oranı olarak ifade edilen sünek davranış ölçüsü. kapasitesi sınırlı betonarme yapılarda, deformasyonun tek bir katta yoğunlaşması göçme riskini önemli ölçüde artıran bir mekanizmadır.
Yumuşak Katın Üç Farklı Oluşum Şekli
Yumuşak kat farklı mimari ve taşıyıcı sistemTaşıyıcı SistemBir yapıya etkiyen düşey ve yatay yükleri zemine aktaran elemanların oluşturduğu bütün. kararlarının sonucu olarak ortaya çıkabilir. Özellikle üç durum dikkat çekicidir.
Tip 1: Yüksek Tavanlı Zemin Kat
Kat yüksekliği arttıkça kolonların eğilme deformasyonuna karşı rijitliği önemli ölçüde azalır.
İki ucundaki dönmelerin tamamen kısıtlandığı idealize prizmatik bir kolon için öteleme rijitliği:
şeklinde ifade edilebilir.
Bu bağıntı gerçek bir binanın kat rijitliğini tek başına vermez; ancak kat yüksekliğinin kolon eğilme rijitliğiEğilme RijitliğiBir kesitin eğilmeye karşı gösterdiği direnç; elastisite modülü ile atalet momentinin çarpımından (EI) oluşan temel mukavemet parametresi. üzerindeki güçlü etkisini gösterir. Aynı kesit ve malzemeye sahip kolonlarda yükseklik artışı, diğer koşullar aynı kaldığında kolonun yatay rijitliğini ciddi biçimde azaltabilir.
Tip 2: Eksik Kolon veya Perde
Bir katın yatay rijitliği yalnızca kolon yüksekliğine değil, o katta bulunan kolon ve perdelerin özelliklerine ve tüm taşıyıcı sistemin birlikte davranışına bağlıdır.
Zemin katta kolon veya perde sayısının azaltılması, perde sürekliliğinin değiştirilmesi ya da eleman kesitlerinin küçülmesi bu katın yatay deformasyonunu artırabilir. Rijitlik kaybı yeterince büyük olduğunda TBDY 2018’e göre B2 düzensizliği oluşabilir.
Taşıyıcı sistemin düşey elemanlarının bazı katlarda sonlandırıldığı durumlarda ayrıca B3 düşey taşıyıcı eleman süreksizliği koşulları da kontrol edilmelidir.
Tip 3: Dolgu Duvar Süreksizliği
Betonarme çerçevelerde dolgu duvarlar genellikle taşıyıcı sistem hesabında ana taşıyıcı eleman olarak kabul edilmez. Buna rağmen çerçeveyle temas hâlindeki dolgu duvarlar, deprem sırasında çerçevenin gerçek yatay rijitliğine önemli katkı yapabilir.
Üst katlarda yoğun dolgu duvar bulunurken zemin katın dükkân veya otopark nedeniyle açık bırakılması, üst katlarla zemin kat arasında önemli bir efektif rijitlik farkı oluşturabilir.
Bu durum her zaman yönetmelik anlamında B2 bulunduğu anlamına gelmez; ancak B2 oluşumunu kuvvetle teşvik eden önemli nedenlerden biridir.
TBDY 2018 B2 Düzensizliği: ηki Formülü ve Sınırlar
TBDY 2018, B2 düzensizliğini doğrudan EI veya kat rijitliği Ki üzerinden tanımlamaz. Bunun yerine katlardaki ortalama göreli ötelemeleri kat yüksekliğine bölerek komşu katlar arasında karşılaştırır.
Herhangi bir i. kat için üst komşu kata göre:
ve alt komşu kata göre:
oranları dikkate alınır.
Bu oranlardan herhangi birinin:
olması durumunda ilgili deprem doğrultusunda B2 Komşu Katlar Arası Rijitlik Düzensizliği vardır.
Kontrol bodrum katlar dışında yapılır. Göreli kat ötelemeleri hesaplanırken yönetmelikte tanımlanan ±%5 ek dışmerkezlikEk DışmerkezlikKütle ve rijitlik dağılımındaki hesaba katılamayan belirsizlikleri karşılamak için, hesaplanan dışmerkezliğe yönetmelikçe eklenmesi zorunlu tutulan ek (kazai) dışmerkezlik payı. etkileri de dikkate alınır.
B2 Düzensizliği Deprem Hesap Yöntemini Nasıl Etkiler?
B2 düzensizliği, deprem hesabında kullanılabilecek yöntemin seçiminde etkili olan düzensizliklerden biridir. Ancak B2 bulunan her binada Eşdeğer Deprem YüküDeprem YüküDeprem sırasında yapının kütlesinin ivmelenmesinden kaynaklanan, tasarımda eşdeğer statik veya dinamik kuvvetlerle temsil edilen yatay etki. Yöntemi yasak değildir.
TBDY 2018 Tablo 4.4, Eşdeğer Deprem Yükü Yöntemi’nin uygulanabileceği binaları DTS ve BYSBina Yükseklik SınıfıTBDY 2018'de binaların temel üstü yüksekliğine göre sekiz sınıfa (BYS I-VIII) ayrıldığı ve hangi tasarım/hesap kuralının hangi binaya uygulanacağını belirleyen sınıflandırma sistemi.’ye göre sınırlar.
Dolayısıyla B2 düzensizliği, Eşdeğer Deprem Yükü Yöntemi’nin kullanım alanını daraltır; fakat yöntemi bütün binalar için otomatik olarak yasaklamaz.
Modal Hesap Yöntemleri ise yönetmelik kapsamındaki bütün binalarda kullanılabilir.
Burada önemli bir başka nokta da şudur: B2 düzensizliği binanın BYS değerini değiştirmez. BYS, bina yüksekliğiBina Yüksekliği (H_N)TBDY 2018'de bina yükseklik sınıfının (BYS) belirlenmesinde kullanılan girdi büyüklük; binanın temel üstünden (veya rijit bodrum perdelerinin üst kotundan) en üst kat döşemesine kadar ölçülen toplam yükseklik (H_N). ve DTS esas alınarak belirlenir. B2, belirlenmiş olan BYS üzerinden hangi hesap yönteminin kullanılabileceğini etkiler.
ηki Formülü Aslında Neyi Ölçüyor?
TBDY’deki B2 kontrolü doğrudan kat rijitliklerinin oranını hesaplamaz. Yönetmelik, kat yüksekliği ile normalize edilmiş göreli kat ötelemelerini karşılaştırır.
Örneğin:
ve
olsun. Bu durumda:
elde edilir.
Sonuç ‘den küçük olduğu için bu örnek, yalnız bu karşılaştırmaya göre TBDY anlamında B2 düzensizliği oluşturmaz.
Bir kat için rijitlik basitçe
biçiminde ifade edilse bile farklı katlarda değerleri genel olarak aynı değildir. Dolayısıyla yalnızca oranından doğrudan sonucu çıkarılamaz.
TBDY’nin normalizasyonu, katların şekil değiştirmeŞekil DeğiştirmeBir malzemenin, gerilme etkisiyle orijinal boyutlarına göre yaşadığı boyutsuz, göreli deformasyon miktarı. oranlarını karşılaştırmak için fiziksel olarak anlamlı bir ölçüttür. Ancak bu ölçütü doğrudan kat rijitliği oranı olarak yorumlamamak gerekir.
Özellikle yüksek zemin katlı sistemlerde, yönetmelik kontrolüne ek olarak taşıyıcı sistemin gerçek kat rijitliği dağılımını incelemek yararlı olabilir. Böyle bir kontrol yapılacaksa kullanılan kat rijitliği tanımı ve yükleme yöntemi açık biçimde belirtilmelidir.
Yönetmeliklerin Karşılaştırması: TBDY 2018 ve ASCE 7-22
TBDY 2018 ile ASCE 7-22 yumuşak katı farklı ölçütlerle tanımlar.
TBDY 2018 Yaklaşımı
TBDY, komşu katlardaki kat yüksekliği ile normalize edilmiş ortalama göreli ötelemeleri karşılaştırır.
olması B2 düzensizliği olarak kabul edilir.
Bu nedenle ölçüt, doğrudan kat rijitliklerinin oranı değildir; analiz sonucunda oluşan deformasyon dağılımı üzerinden tanımlanır.
ASCE 7-22 Yaklaşımı
ASCE 7-22 ise düşey rijitlik düzensizliğini kat rijitliği üzerinden tanımlar.
Soft Story Irregularity aşağıdaki koşullardan herhangi birinde oluşur:
veya
Extreme Soft Story Irregularity için sınırlar daha ağırdır:
veya
Buradaki önemli fark, ASCE’nin ölçütünde kat yüksekliğinin ayrı bir normalizasyon terimi olarak bulunmamasıdır. Bununla birlikte kat yüksekliği doğal olarak ‘nin kendisini etkilediği için ASCE yaklaşımının kat yüksekliğini fiziksel olarak göz ardı ettiği söylenemez.
| Özellik | TBDY 2018 | ASCE 7-22 |
|---|---|---|
| Temel Ölçüt | Normalize göreli öteleme oranı | Kat rijitliği |
| Yumuşak kat sınırı | ηki > 2.0 | veya üç üst kat ortalamasının %80’i |
| Aşırı yumuşak kat | Ayrı sınıf yok | veya üç üst kat ortalamasının %70’i |
| Kat yüksekliği etkisi | Açıkça içinde | üzerinden dolaylı olarak etkili |
| Sonuçları | Hesap yöntemi uygulanabilirliğini etkiler | SDC ve diğer koşullara bağlı ek kısıtlar doğurur |
Sayısal Örnek: Kat Yüksekliği Farkının Rijitliğe Etkisi
Kat yüksekliğinin yanal rijitlikYanal RijitlikBir kat veya taşıyıcı sistemin, birim yatay yer değiştirme oluşturmak için gereken yatay kuvvet miktarı; deprem ve rüzgar davranışını belirleyen temel parametre. üzerindeki etkisini görmek için idealize bir kolon ele alalım.
İki ucundaki dönmeler tamamen kısıtlanmış, prizmatik ve doğrusal elastik bir kolonun öteleme rijitliği:
olarak yazılabilir.
birim kabul edilirse:
Dolayısıyla:
Aynı kesit, aynı malzeme ve aynı uç koşulları altında 3 m uzunluğundaki kolon, 4 m uzunluğundaki kolondan yaklaşık 2.37 kat daha büyük öteleme rijitliğine sahiptir.
Benzer şekilde 5 m yüksekliğinde:
ve
elde edilir.
Bu sonuç “5 m yüksekliğindeki bir katın bina kat rijitliği kesin olarak 4.63 kat daha düşüktür” anlamına gelmez. Gerçek bir yapının kat rijitliği; kirişKirişAğırlıklı olarak eğilme momenti ve kesme kuvveti taşıyan, döşeme yüklerini kolon veya perdelere aktaran yatay taşıyıcı eleman. rijitlikleri, kolon ve perde düzeni, çatlamış kesit rijitlikleri, birleşim koşulları ve tüm sistemin etkileşimiyle belirlenir.
Örnek yalnızca kat yüksekliğinin kolon eğilme rijitliği üzerindeki güçlü etkisini göstermek amacıyla verilmiştir.
Dolgu Duvar Meselesi: Türkiye’ye Özgü Tehlike
Dolgu duvarlar taşıyıcı sistemin bir parçası olarak tasarlanmamış olsalar bile betonarme çerçeveyle temas ettiklerinde deprem sırasında yatay rijitliğe önemli katkı sağlayabilir.
Bu davranışın modellenmesinde kullanılan yaygın yaklaşımlardan biri eşdeğer çapraz basınç çubuğuEşdeğer Çapraz Basınç ÇubuğuDolgu duvar etkisinin analiz modeline dahil edilmesi için kullanılan, dolgu duvarı belirli bir genişlikteki tek bir diyagonal basınç çubuğuyla temsil eden yaklaşık modelleme yöntemi. modelidir.
Basitleştirilmiş bir eşdeğer çapraz için yatay rijitlik katkısı:
şeklinde ifade edilebilir.
Burada:
-
: dolgu duvarın elastisite modülüElastisite ModülüBir malzemenin elastik bölgede gerilme ile şekil değiştirme arasındaki orantı sabiti; malzemenin rijitliğini niteleyen temel özellik.,
-
: eşdeğer çaprazın etkin kesit alanıEtkin Kesit AlanıNarin (ince cidarlı) basınç elemanlarında yerel plaka burkulması nedeniyle kesitin tam kapasiteyle katkı sağlayamayan kısmı çıkarılarak elde edilen, güvenle çalıştığı kabul edilen indirgenmiş kesit alanı.,
-
: çapraz uzunluğu,
-
: çaprazın yatayla yaptığı açıdır.
değeri doğrudan gerçek duvar kesit alanı değildir; kullanılan eşdeğer çapraz modeline, çerçeve ve dolgu özelliklerine göre belirlenir.
Dolgu duvarın gerçek rijitlik katkısı; duvar malzemesine, çerçeveyle temasına, açıklıklara, çatlama düzeyine ve çevrimsel hasara bağlı olarak büyük ölçüde değişebilir. Bu nedenle bütün dolgu duvarlar için geçerli tek bir “5 kat” veya “10 kat” rijitlik artışından söz etmek doğru değildir.
Ancak üst katlarda yoğun ve çerçeveyle temas eden dolgu duvarlar bulunurken zemin katın tamamen açık bırakılması, gerçek yapıda önemli bir düşey rijitlik süreksizliği meydana getirebilir.
Çözüm: Dolgu Duvarın Taşıyıcı Sistemden Ayrılması
Dolgu duvarların istenmeyen rijitlik katkısını azaltmanın yollarından biri, duvar ile taşıyıcı çerçeve arasında yeterli deformasyona izin veren detaylar kullanmaktır.
Amaç, tasarım depremindeki göreli kat ötelemeleri sırasında dolgu duvarın çerçeveye erken temas ederek basınç çaprazı gibi çalışmasını engellemektir.
Böyle bir detayda yalnızca boşluk bırakılması yeterli değildir. Duvarın:
-
düzlem dışı stabilitesinin sağlanması,
-
bağlantılarının göreli harekete izin vermesi,
-
beklenen kat ötelemesi boyunca çerçeveyle istenmeyen temas oluşturmaması
gerekir.
Dolgu duvarların çerçeveden ayrılması tek çözüm değildir. Alternatif olarak dolgu duvarın taşıyıcı sisteme etkisi uygun bir modelle hesaba katılabilir. Önemli olan, hesap modelindeki davranış ile inşa edilen yapının gerçek davranışı arasında büyük bir uyumsuzluk bırakmamaktır.
Yumuşak Kat Düzensizliği Nasıl Giderilir?
Yumuşak kat problemi bulunan mevcut bir yapıda çözüm yalnızca “o katı rijitleştirmek” değildir. Yapılacak müdahalenin bütün binanın rijitlik, dayanım, süneklik ve burulmaBurulmaBir elemanın ekseni etrafında dönme eğilimi yaratan, kesitte kayma gerilmesi doğuran dış moment etkisi. davranışı üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilmelidir.
A. Betonarme Perde veya Çelik Çapraz Eklenmesi
Yumuşak katta yeni betonarme perdeler veya çelik çaprazlı sistemler eklemek yatay rijitliği ve dayanımı artırabilir.
Çelik çaprazlı sistemlerde merkezi çaprazlı çerçeveler yüksek rijitlik sağlayabilir; dışmerkez çaprazlı sistemler ise uygun tasarımla sünek enerji tüketimi sağlayabilir.
Yeni elemanların konumu önemlidir. Plansız bir rijitlik artışı, yumuşak kat sorununu azaltırken yapıda yeni bir burulma düzensizliği yaratabilir.
B. Kolonların Güçlendirilmesi
Mevcut kolonların betonarme mantolama, çelik mantolama veya uygun diğer yöntemlerle güçlendirilmesi kesit rijitliğini, dayanımını ve bazı durumlarda deformasyon kapasitesini artırabilir.
Ancak yalnızca tek tek kolonların güçlendirilmesiyle yetinilmeden, oluşacak kuvvetlerin kirişlere, birleşimlere ve temele güvenli biçimde aktarılması gerekir.
C. Sönümleyici Sistemler
Viskoz veya sürtünmeli sönümleyiciler deprem enerjisinin bir bölümünü tüketerek yapıdaki deformasyon ve kuvvet taleplerini azaltabilir.
Bu sistemler klasik anlamda yalnızca “kat rijitliğini artıran” elemanlar değildir. Etkileri yapının dinamik özelliklerine bağlı olduğundan, çözüm mutlaka bütün yapı modeli üzerinden değerlendirilmelidir.
Gerçek Vakalar: Türkiye’den Örnekler
1999 Kocaeli ve Düzce Depremleri
1999 Kocaeli depremi sonrasında yapılan saha incelemelerinde, özellikle zemin katları ticari kullanım nedeniyle açık bırakılmış betonarme çerçeveli yapılarda yumuşak ve zayıf kat mekanizmaları önemli hasar nedenleri arasında raporlanmıştır.
Üst katlarda dolgu duvarların bulunup zemin katların açık bırakıldığı yapılarda düşey rijitlik süreksizliği gözlenmiştir.
2023 Kahramanmaraş Deprem Dizisi
6 Şubat 2023 Kahramanmaraş deprem dizisi sonrasında yapılan saha incelemelerinde de zemin veya giriş katındaki yumuşak kat mekanizmaları çok sayıda ağır hasarlı veya göçmüş yapıda gözlenen önemli düşey düzensizliklerden biri olmuştur.
Özellikle ticari kullanım nedeniyle zemin katta az sayıda dolgu duvar bulunması ve üst katlarda daha yoğun dolgu duvar kullanılması, bazı yapılarda deformasyonun alt katlarda yoğunlaşmasına katkıda bulunmuştur.
Sonuç
Yumuşak kat, yalnızca “zemin katın yüksek olması” veya “zemin katta duvar bulunmaması” şeklinde tanımlanabilecek basit bir geometrik problem değildir. Esas problem, yatay deformasyon talebinin belirli bir katta yoğunlaşması ve bu katın deprem sırasında yapının geri kalanından çok daha büyük şekil değiştirmelere maruz kalabilmesidir.
TBDY 2018 bu düzensizliği B2 Komşu Katlar Arası Rijitlik Düzensizliği olarak tanımlar ve kat yüksekliği ile normalize edilmiş ortalama göreli kat ötelemelerini karşılaştırır.
olması B2 düzensizliğini gösterir.
B2’nin bulunması:
-
Eşdeğer Deprem Yükü Yöntemi’ni her durumda yasaklamaz,
-
ancak Tablo 4.4’e göre yöntemin uygulanabileceği BYS sınırını daha kısıtlayıcı hâle getirir.
Yüksek katlar, kolon veya perde miktarındaki süreksizlikler ve dolgu duvar dağılımındaki ani değişiklikler B2 oluşumunu teşvik edebilir. Ancak bu durumların hiçbirisi tek başına yönetmelik anlamında B2 bulunduğunu göstermez; karar hesabıyla verilmelidir.
Ayrıca TBDY’deki ölçütünün doğrudan bir kat rijitliği oranı olmadığı unutulmamalıdır. Özellikle belirgin kat yüksekliği veya taşıyıcı sistem değişimleri bulunan yapılarda, yönetmelik kontrolünün yanında gerçek rijitlik ve deformasyon dağılımının mühendislik açısından ayrıca incelenmesi yararlı olabilir.
Yumuşak kat
Yumuşak kat, bir katın diğer katlara göre belirgin şekilde daha düşük yatay rijitliğe sahip olmasıdır. Özellikle zemin katta dükkân, otopark veya…
TBDY 2018 Yumuşak Kat Düzensizliğini Doğru Hesaplıyor mu?
Kaynaklar ve İleri Okuma
- [1]AFAD (2018). Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018). Resmi Gazete, 18 Mart 2018.
- [2]Sucuoğlu, H. ve Akkar, S. (2014). Deprem Mühendisliği Temel İlkeleri. ODTÜ Yayıncılık, Ankara.
- [3]ASCE/SEI 7-22 (2022). Minimum Design Loads and Associated Criteria for Buildings and Other Structures. American Society of Civil Engineers.
- [4]Paulay, T. & Priestley, M. J. N. (1992). Seismic Design of Reinforced Concrete and Masonry Buildings. John Wiley & Sons.













Yorumlar yükleniyor...